Yeni nesil bireylerinden olduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki göz önünde yaşamayı seviyoruz.
Genellikle lise ve yükseköğretim çağındaki bireyler hayatlarını, günlük yaşamlarını, gerekli ya da gereksiz gün yüzüne çıkarmaktan asla çekinmiyor hatta aksi bir şekilde bu durumdan çok keyif alıyorlar.
Popüler olmak veya takdir edilen, sevilen bir insan olmak herkesin hoşuna gider. Benim de hoşuma gittiği gibi. Fakat durum, özel hayatını tamamen paylaşma ihtiyacı hissetme boyutuna gelir ise ciddi sıkıntılara yol açabileceğini düşünüyorum. Hatta bu sıkıntılar gelişim sürecindeki bireylerin geleceğini etkileyebilecek yönde, karakter gelişiminde olumsuz yönler doğurabilir.
Sosyal medya platformları her konumdan, yaştan, karakterden insanların birbirlerini takip edebileceklerini sağlayan ve tüm kişisel bilgilerin apaçık bir şekilde tüm dünyaya sunulduğu aplikasyonlardır. Bu nedenle bireyin her anını paylaşması, karşı tarafın kendinde her yorumu yapması hakkını elde etmesini sağlar. Bu bir hak değildir tabii ki. Fakat insanoğlu değil mi?
Bu tür durumlar nefret söylemlerine, tacize yol açabileceği gibi diğer bir yandan ise etkilenebilen insanların intiharı gibi ciddi boyutlara taşınabilir.
Her insan, hatta çoğu insan bu kadar bilinçli değil ne yazık ki!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder