15 Mart 2020 Pazar

Genç Nesil ve Sosyal Medya

   Yeni nesil bireylerinden olduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki göz önünde yaşamayı seviyoruz.
  Genellikle lise ve yükseköğretim çağındaki bireyler hayatlarını, günlük yaşamlarını, gerekli ya da gereksiz gün yüzüne çıkarmaktan asla çekinmiyor hatta aksi bir şekilde bu durumdan çok keyif alıyorlar.
  Popüler olmak veya takdir edilen, sevilen bir insan olmak herkesin hoşuna gider. Benim de hoşuma gittiği gibi. Fakat durum, özel hayatını tamamen paylaşma ihtiyacı hissetme boyutuna gelir ise ciddi sıkıntılara yol açabileceğini düşünüyorum. Hatta bu sıkıntılar gelişim sürecindeki bireylerin geleceğini etkileyebilecek yönde, karakter gelişiminde olumsuz yönler doğurabilir.
  Sosyal medya platformları her konumdan, yaştan, karakterden insanların birbirlerini takip edebileceklerini sağlayan ve tüm kişisel bilgilerin apaçık bir şekilde tüm dünyaya sunulduğu aplikasyonlardır. Bu nedenle bireyin her anını paylaşması, karşı tarafın kendinde her yorumu yapması hakkını elde etmesini sağlar. Bu bir hak değildir tabii ki. Fakat insanoğlu değil mi? 
  Bu tür durumlar nefret söylemlerine, tacize yol açabileceği gibi diğer bir yandan ise etkilenebilen insanların intiharı gibi ciddi boyutlara taşınabilir.
  Her insan, hatta çoğu insan bu kadar bilinçli değil ne yazık ki!


12 Mart 2020 Perşembe

Bir Ögrencinin Günlüğü #2

  Nasıl bir hayat istiyoruz? Nasıl bir gelecek? Ne yapacağımıza karar verdik mi? İleride ne olacağız peki? Hiçbir sorunun cevabını verebilecek kadar büyüyemedik daha. Biz kimiz? Bu zamana kadar neler yaşadık? Kimlerle tanıştık? Kaç insan girdi hayatımıza? İlkokulda abur cubur aldığın kantinciyi tanıyor musun? Peki ya otobüste yer verdiğin o ihtiyarı?
  Gözümü kapattığım zaman cevaplayamayacağım pek çok soru var. Kendimi tanıyabildiğimi düşünmüyorum. Kaç kez aşık olduğumu sandığımı hatırlayamıyorum. Ya da babamın benden nefret etmesindeki sebebi asla bilemeyeceğim. Aynadaki yansımama baktığım zaman dalıp kalıyorum. İmrendiğim hayatların, yaşamların aslında nasıl olduğunu bilmiyorum.
  Sevgi istiyorum. İnsanları, hayvanları, bitkileri ve daha bir çok şeyi sevebilirim. Doğru sandığım gerçekleri kabul ederim. Ben bir insanım. Ama asla ne denli sevildiğime emin olamam. İnsanların duygularını ya da hislerini bilemem. Ya tüm söylenenler yalan ise? Ama severim. Sevmeliyim. Karşılık beklemeden, koşulsuzca. İnandığım şey bu. Emin olduğum ve bildiğim tek gerçeklik.
  Kocaman bir kalbim var. Herkese yetebilecek sevgim var. Belki bu sevgi, üzüntüleri, yıpranışları, birikmişlikleri bitiremez. Ama hayatta inandığımız şeyler olmalı. Doğamız gereği buna muhtacız.